Sütçülük Nasıl Yapılır

13 Ekim 2015
Kategori
Blog
Yorumlar 0

Süt Sığırının Beslenmesi

Sağılan sütçü ineklerin yemlenmesi nasıl olmalı?

a5k6100[1]

a-sağılan ineklerin yemlenmesinde kullanılması gerekli yemler nelerdir?

b-sağılan ineklere kaç çeşit karma yem verilmeli ve karma yem bileşimi nasıl olmalı?

c-günlük yem(rasyon) bileşimi nasıl olmalı ve verilecek yem miktarları nasıl hesaplanmalı?

bu sorulara verdiğim yanıtlar aşağıda ve bu konuda sizlerin de katkılarınızı ve eleştirilerinizi beklerim.

a-sağılan sütçü ineklerin yemlenmesinde kullanılan başlıca yemler:

-yonca

-silaj(mısır bitkisi turşusu)

-tahıllar(ezilmiş arpa,ezilmiş buğday,kırılmış tane mısır)

-süt karma yemi

-taze-yaş pancar posası

-kuru melaslı pancar posası

b-sağılan ineklere buzağılamadan sonra 0-5 aylarda ve 6-10 aylarda verilmek üzere iki çeşit süt karma yemi hazırlanıp verilebilir.

0-5 aylarda verilecek karma yemin bileşimi :

süt karma yemi-I:

-kaba buğday kepeği:45 kg

-ayçiçek küspesi:60 kg

-pamuk tohumu küspesi: 15 kg

-ezilmiş arpa: 80 kg

-toz mermer: 5 kg

-tuz: 2 kg

buzağılamadan sonra 6-10 aylarda verilecek karma yem bileşimi:

süt karma yemi-II

-kepek: 45 kg

-ayçiçek küspesi: 75 kg

-ezilmiş arpa: 80 kg

-toz mermer: 5 kg

-tuz: 2 kg

c-günlük yem (rasyon) bileşimi aşağıdaki gibi olsun:

-yonca: %20

-mısır silajı: %15

-taze-yaş pancar posası: %15

-süt karma yemi-I: %50

örnek:

500 kg bir süt ineğine günlük verilecek yem miktarı:

-500 kg süt ineğine verilecek günlük kuru yem miktarı:

-500 x 3.5/100 :17.5 kg

-günlük verilecek yem miktarları:

kuru yonca: 17.5 x %20 x1.1:3.850 kg

mısır silajı: 17.5 x %15 x 4:10.5 kg

taze-yaş pancar posası: 17.5 x %15 x 6:15.750 kg

süt karma yemi-I: 17.5 x %50 x 1.1: 9.625 kg

bu yem miktarları günlük verilecek miktarlar olduğundan yarısı sabah yemlemesinde yarısı da akşam yemlemesinde verilir.

buzağılamadan sonra 6-10. aylarda benzer bir yem hesaplaması yapılır. bu dönemde süt karma yemi-II verilir.

dikkat:

sağılan ineklere hiçbir zaman küflü veya çürümüş yem verilmemelidir.

uzun süre beklemiş ve çürümüş yaş pancar posası yemlemede kullanılmamalıdır. bunun yerine kuru melaslı pancar posası veya yemlik pancar (hayvan pancarı) tercih edilmelidir.

kendimizin, çocuklarımızın ve toplumumuzun sağlığını koruyalım.

Süt İneklerinin Beslenmesi

SÜT İNEKLERİNİN BESLENMESİNİ 4 DÖNEMDE İNCELEMEK MÜMKÜNDÜR

  1. Birinci Dönem:

Doğumu takiben süt veriminde hızlı bir artışın görüldüğü dönemdir. Gebelik süresince uterusun baskısı ile sindirim sistemi kapasitesinde meydana gelen azalma ve doğumun meydana getirdiği stress, yem tüketiminin önemli ölçüde düşmesine yol açmaktadır. Bu dönemde hayvanın ihtiyaçlarının tükettiği yem ile karşılanması çoğunlukla mümkün olmaz ve hayvan özellikle enerji ihtiyacını karşılamak için başta yağlar olmak üzere vücut rezervlerini kullanmaya başlar ve canlı ağırlıkta bir azalma gözlenir. Yüksek süt veren ineklerde canlı ağırlık kaybı %10’a kadar çıkabilir. Bu oranın üzerine çıkılması metabolik hastalıkları beraberinde getirir. Bu dönemde rasyon düzenlemeleri süt sığırcılığında yapılması gereken en önemli uygulamalardandır. Hayvanın o andaki süt verim ihtiyacını karşılayacak kadar besin maddeleri ve enerji ihtiva eden rasyonun hemen uygulanmaya konulması, asidoz ve buna bağlı hastalıklara ve yem tüketiminde azalmaya yol açmaktadır.

Hayvanlara verilecek günlük yem miktarı doğum öncesi verilen konsantre yeme günde 500g kadar ilave edilerek tedrici olarak artırılmalıdır. Verilecek konsantre yemin oranı total rasyonda %60’ı geçmemelidir. Kaba yem oranı daha çok kaba yem kalitesi ile ilgilidir. Bu nedenle doğrudan kaba/konsantre yem oranını belirtir ifadeler yerine hücre duvarı elemanlarının rasyondaki oranı üzerinde durulmalıdır. ADF oranı %18’den; NDF oranı ise %28’den daha az olmamalıdır. NDF’nin ise en az %21’i kaba yemlerden kaynaklanmalıdır. Kaba yemin fiziksel formu da önem taşımaktadır, kaba yemin en az yarısının 3 cm veya daha büyük şekilde parçalanmış olması gerekir. Saman yapımı, öğütme, peletleme gibi işlemler kaba yemlerin büyük bölümünün yapısını kaybetmesine ve kaba yem olarak etkisinin ve ruminasyonu uyarıcı özelliklerinin düşmesine yol açmaktadır. Bu dönemde protein ihtiyacının karşılanması önemlidir. Hayvanlar enerji açıklarını vücut yağlarını mobilize ederek karşılayabildikleri halde protein ve diğer besin maddeleri ihtiyacının karşılanmasında vücut depolarından daha az oranda yararlanılabilmektedir. Bu nedenle protein ihtiyacı rasyondaki HP oranı artırılarak ancak karşılanabilir. NRC verilerine göre total rasyonun KM’sindeki HP oranı %19’lara kadar çıkarılmalıdır. Protein kaynağı olarak soya ve diğer bitkisel kaynaklar kullanılabildiği gibi bir NPN kaynağı olarak üre günde hayvan başına 100 g’a kadar rasyonlara başarı ile katılabilmektedir. Yemlemede yapılacak yanlışlıklar sonucunda asidoz ve ketosis gibi beslenme bozukluları meydana gelebilirken süt verim piki beklenin çok altında gerçekleşebilir. Bu dönemde aşağıdaki noktalara özellikle dikkat edilmelidir.

  • Yüksek kaliteli kaba yemler kullanılmalıdır.
  • Rasyonun yeterince protein ihtiva ettiğinden emin olunmalıdır.
  • Konsantre yemler yavaş yavaş artırılarak verilmelidir.
  • Günde 500-750 g yağ ilavesi hayvanların enerji ihtiyacının karşılanmasında yardımcı olacaktır.
  • Her türlü stres azaltılmalıdır.
  1. Pik Dönemi:

Bu dönemde üzerinde durulması gereken en önemli nokta süt verim pikini mümkün olduğunca uzatabilmektir. Bunu sağlamak için beslemeye çok dikkat edilmesi gerekir. Bu dönemin başlangıcında yem tüketimi maksimum düzeye çıkmak üzeredir ve canlı ağırlık kaybı çok düşük düzeye inmiştir ya da hayvan yavaş yavaş ağırlık kazanmaya başlamıştır. Yüksek düzeydeki besin maddeleri ve enerji ihtiyacını karşılayabilmek için tane yem ya da konsantre yem miktarında artış yapılır fakat bu oran kuru madde esasına göre canlı ağırlığın %2.3’ünü geçmemelidir. Bunun yanısıra yine yüksek kaliteli kaba yem verilmeye devam edilmelidir ve verilecek kaba yem miktarı kuru madde esasına göre canlı ağırlığın %1.5’inden daha az olmamalıdır. Bu kriterlere göre 600 kg canlı ağırlığındaki bir süt ineğine en fazla 13.8 kg konsantre yem kuru maddesi ( %90 kuru madde esasına göre 15.3 kg) verilirken kaba yem kaynaklı kuru madde miktarının en az 9 kg olması gerekmektedir. Tane yemlerin çok yüksek düzeyde kullanılmak zorunda kalındığı bu dönemde rumendeki optimal şartları bozmamak için ham selülozun sindirilme derecesi yüksek olan yemlerin (örneğin Şeker Pancarı Posası) verilmesi yarar sağlar. Yem tüketimini artırmak amacıyla aşağıdaki uygulamalara dikkat etmelidir.

  • Günde en az 3 öğün yemleme yapılmalıdır.
  • Kaliteli kaba yemler kullanılmalıdır
  • Günlük verilecek üre miktarı 100 g’ı aşmamalıdır.
  • Kaba ve konsantre yemler karıştırılarak birlikte verilmelidir.
  • Her türlü stresten kaçınmalıdır. Yemlemeye dikkat edilmediğinde süt veriminde ani düşüşler, süt yağ oranının azalması, ketosis ve kızgınlığın gözlenememesi gibi problemlerle karşılaşılamamaktadır. Hayvanların kısa sürede süt verim pikine ulaşmaları, bu dönemde süt veriminin mümkün olduğunca artırılması ve pik döneminin mümkün olduğunca uzun tutulması laktasyon süt verim düzeyini yükseltmek bakımından oldukça önemlidir. Pikte süt verim düzeyi ile laktasyon verimi arasında çok yakın ilişki bulunmaktadır. ABD’lerinde yapılan bir araştırmada pik döneminde süt veriminin 2.5 litre kadar yükseltilmesinin laktasyon veriminde yaklaşık 500 kg’lık bir artışa yol açtığı tespit edilmiştir.

Pik döneminde maksimum verim almak için hayvanın kuru dönem kondüsyonunu normal düzeyde tutmak ve laktasyon başlangıcında konsantre yemlemeye geçişte dikkatli olmak gereklidir. Bu amaçla yapılacak yemlemenin esası doğumdan hemen sonra hayvanın ihtiyacından daha fazla miktarda tane yem ya da konsantre yem vermektir. Fakat bu dönem süt sığırları için oldukça stresli bir dönemdir ve çoğunlukla bu strese bağlı olarak yem tüketiminde önemli azalmalar gözlenir. Rasyonda herhangi bir değişiklik yapmaksızın yem tüketiminin kısa zamanda normale döneceğini unutmamak gerekir. Ancak yem tüketiminin tamamen durması hayvana önemli zararlar vereceğinden bu gibi durumlarda acil tedbirler alınmalıdır. Konsantre yemin artırılması doğal olarak kaba yem tüketimini azaltacaktır. Burada ilave edilen her kg konsantre yemin kaba yem tüketimini 0.5 kg kadar azaltacağı varsayılır ve bunun sonucunda süt yağ oranında azalma ve rumende fonksiyon bozukluğu gibi istenmeyen fakat çoğunlukla geçici bazı problemler ile karşılaşılabilir.

3.Laktasyonun son dönemi:

Süt veriminin azalması nedeniyle hayvanın ihtiyaçlarının kolaylıkla karşılanabildiği bir dönemdir. Süt verimindeki azalma aylık %10 kadar olmalıdır. Konsantre yem miktarı önemli ölçüde azaltılabilir yalnız ilk dönemdeki ağırlık kaybının bu dönemde yerine konacağı ve gebelikten ileri gelen ihtiyaçlar rasyon hazırlarken göz önünde tutulmalıdır. Bu dönemde dikkat edilmesi gereken en önemli nokta hayvanın yağlandırılmaması olmalıdır. Süt inekleri kuru döneme ya da laktasyona yağlı bir kondisyonla girdiklerinde ketosis gibi metabolik hastalıklar ve çeşitli döl verim bozuklukları ile karşılaşılabilir. İlk üç dönemde dikkat edilecek noktalar: -Rasyonun enerji düzeyi: Laktasyonun başlangıcında 1720 kcal/kg NEL bulunduran total rasyon, laktasyonun sonunda 1520 kcal/kg’a kadar düşürülebilir. Kuru dönemde rasyonun daha da dilüe olması ve NEL miktarının 1250 kcal/kg kadar olması yeterlidir. – Rasyonun protein düzeyi: Laktasyonun başlangıcında kuru maddesinde %19 kadar olması istenen ham protein düzeyi son dönemlerde %13’e kadar düşebilir. Protein ihtiyacının bir kısmı üreden karşılanabilir.

Üre miktarı günlük 200 g’ı ya da konsantre yemin %1’ini geçmemelidir. – Kaba yem: Laktasyonun başlangıcında mümkün olursa iyi kaliteli baklagil kuru otları tercihen yonca kullanılmalıdır. Kaba yem miktarı hiç bir dönemde canlı ağırlığın %1.5’uğundan (kuru madde esasına göre) daha az olmamalıdır. – Ham selüloz miktarı pik döneminde en az %15, laktasyonun diğer dönemlerinde ise en az %17 kadar olmalıdır. Kaba yemleri değerlendirmek amacıyla son yıllarda ham selüloz yerine kullanılan ADF miktarı laktasyonun başlangıcında ve pik döneminde en az %17 olması gerekirken bu rakam kuru dönemde %22’ye, NDF miktarı da %28’den %35’e kadar çıkarılmalıdır. – Kaba yemlerin saman haline getirilmesinden ve konsantre yemlerin çok ince öğütülmesinden kaçınmalıdır. – Rasyon yeterince vitamin ve mineral maddeleri ihtiva etmelidir.

  1. Kuru Dönem:

Beslenme açısından en kritik dönemdir. Kuru dönemde uygulanacak iyi bir besleme programı, hem müteakip laktasyon dönemindeki süt veriminin artırılmasında hem de metabolik hastalıkların minimize edilmesinde büyük önem taşır. Memede eski hücrelerin regresyonu yeni hücrelerin oluşumu bu dönemde gerçekleşmektedir. Fötüsün normal gelişimi ve takip eden laktasyon periyoduna daha iyi bir kondüsyonla girmesi için bu dönemin mutlaka uygulanması gerekir. 5 puan üzerinden yapılan ve en kilolu ineklere 5 puan verilen kondüsyon puanlamasına göre kuru dönem başlangıcında 2-3 puan olması gereken kondüsyonun buzağılama sırasında 3.5-4 puana çıkarılması gerekmektedir. Kuru dönemin en az 50-60 gün sürmesi gerekmektedir. Bu sürenin daha az tutulması müteakip verimi çok olumsuz yönde etkilemektedir. Düşük verimli hayvanlar ( kuruya ayrılma zamanında 10 kg’dan daha az süt verenler) kuruya ayrılırken önemli bir problemle karşılaşılmaz. Bu hayvanlar kuruya ayrılacakları vakit konsantre yem verilmez, su miktarı sınırlandırılır ve aniden kuruya ayrılır. Yüksek süt verimli hayvanlarda ise bir geçiş döneminin uygulanması gerekir. Konsantre yem yavaş yavaş azaltılır. zaman zaman sağım yapılır ve hayvanın daha az stresle kuru döneme girmesi sağlanır.

Rasyonlar hesap edilirken hayvanın yaşama payı ihtiyacı, gebelik ihtiyacı ve gerekli ise bir miktar ağırlık artışı için gereken ihtiyaçlar göz önüne alınmalıdır. Kurudaki ineklerde kuru madde ihtiyacı yaklaşık canlı ağırlığın %2’si kadardır. Bunun en az yarısının kaba yemlerden sağlanması gereklidir. Rasyona %50 oranında katılan tane yada konsantre yemler hayvanın ihtiyacını karşılamaya yeterlidir. Hatta kuru dönemin başlangıcında hayvan iyi bir kondüsyonda ise ve mısır silajı gibi yüksek enerjili bir kaba yem kullanılıyorsa verilecek kuru madde miktarı canlı ağırlığın %2’sinden de az olabilir ya da rasyon büyük ölçüde bu kaba yeme dayandırılabilir. Bu dönemde tamamen kaba yeme geçilerek sağlıklı bir rumen ortamının oluşmasına ve hayvanı laktasyon döneminde yüksek düzeyde konsantre yem verilmesinden kaynaklanan stresten bir süre de olsa uzaklaştırmasına imkan verilmesi gereklidir. Yem tüketimini sınırlamak için bu dönemde düşük kaliteli kaba yemler kullanılabilir ancak tüm besin madde ihtiyaçlarının karşılanabiliyor olmasına dikkat etmek gereklidir. Rasyondaki ham protein oranı %12’ye kadar indirilebilir. Doğuma 10 gün kala konsantre yem miktarı tedricen artırılmaya başlanmalıdır. Bu uygulama ile doğumu müteakip artan ihtiyaçları karşılamak amacıyla yüksek düzeyde verilecek konsantre yeme hayvan alıştırılmış olur. Böylece ani yem değişikliklerinden ya da yetersiz yemlemeden ileri gelebilecek çeşitli beslenme bozukluklarına karşı tedbir alınmış olur.

Bu dönemde hayvanlara aşırı miktarda Ca ve P verilmesi hipokalsemi ihtimalini artırır. Laktasyonun başlangıcında Ca ihtiyacında meydana gelen ani artışa karşı kemiklerdeki kalsiyum deposunu hazır halde tutmak ve kemiklerden Ca mobilizasyonunu aktive etmek amacıyla bu dönemde rasyondaki Ca düzeyi ihtiyacın altına indirilir. Günlük 50-80 g kadar Ca ve 50-60 g kadar P yeterli olmaktadır. Ya da rasyondaki Ca miktarı %0.6’ya; P miktarı ise %0.4’e kadar indirilebilir. Yeterli düzeyde A,D ve E vitaminlerinin verilmesi özellikle retensiyo vakalarının azalması, buzağının yaşama gücünün artması ve hipokalsemi oranın azalması açısından önemlidir. Bölgede Se yetersizliği görülüyor ise buzağılarda Se yetersizliğinden ileri gelen hastalıkların önüne geçilmesi için yeme Se’lu yem katkı maddeleri ilave edilir ya da hayvanlara enjektabl solusyonlar uygulanır. Kobalt yetersizliğinin görüldüğü yörelerde kuru dönemde yemlere Co ilavesi ile kolostrum ve sütteki Co konsantrasyonunu artırmak mümkün olmaktadır. Laktasyonun başlangıcında görülen meme ödemlerini en aza indirmek amacıyla kuru dönemde rasyondaki tuz miktarı azaltılmalıdır.

Besi Siğirlarinin Beslenmesi

BESİ SIĞIRLARININ BESLENMESİ

Modern besi, genç ve canlı ağırlık kazanmaya müsait hayvan¬larla yürütülür. Hayva¬nın genetik yapısında var olan gelişme kabiliyeti, uygun besin, mineral ve katkı maddeleri temini ile sağlanır. Hayvanların erken yaşta yağlanması arzu edilen yönde besi artışını engeller. Etin bileşimi eskiden olduğu gibi yağlı et formunda değil, proteinden zengin yapıda olmalıdır.

Rasyon hazırlama ve besleme sığır eti üretiminde önemli bir role sahiptir. Bilindiği üzere yem giderleri tüm giderlerin içinde %50–70 gibi önemli bir paya ulaşır. Bu nedenle, yapılan çalışmalar yüksek bir canlı ağırlık ile ekonomik bir besiyi amaçlamalıdır.

Besi, genetik yapının izin verdiği ölçüde en yüksek düzeyde kaliteli et üretmek üzere hayvanların özel bir beslenme rejimine tabi tutulmasıdır. Diğer bir ifade ile besi, hayvanlarda et verimi ve kalitesini artırmak için uygulanan bir beslenme programıdır. Besi sığırı yetiştiriciliğinde amaç, hayvanlara her gün belirli bir canlı ağırlık artışı sağlatmaktır.

Besi sığırı beslenmesinde iki önemli terim vardır. Bunlardan birincisi canlı ağırlık artışı olup, bu genelde günlük canlı ağırlık artışı (GCAA) olarak belirlenir. İkincisi ise, yemden yararlanma yeteneği (oranı) (YYO) olup, her kg canlı ağırlık artışı için tüketilen kuru madde bazındaki yem miktarını ifade eder. Besi sığırı yetiştirmede gerek canlı ağırlık artışı ve gerekse yemden yararlanma oranının her ikisine birden “Besi Performansı” adı verilir.

BESİ PERFORMANSINI ETKİLEYEN FAKTÖRLER

Bu faktörler hayvanın ırkı, cinsiyeti, orijini, yaşı, kondisyonu, bakım, sağlık durumu ve beslenmedir.

1–Hayvanın Irkı: Bir hayvandan elde edilecek canlı ağırlık kazancı başta hayvanın genetik yapısı ile sınırlıdır. Bu sınıra bakım ve besleme koşulları ile ulaşılabilir. Genetik yapısı 1000 g civarında günlük canlı ağırlık kazanmaya uygun yerli ırkları 1400–1600 g’a ulaştırmak mümkün değildir. Buna karşılık bu ağırlıkları alabilecek genetik yapıya sahip kültür ırkı ve melezleri de ancak uygun bakım ve besleme koşullarında bu canlı ağırlıklara kolayca ulaşabilirler.

2– Cinsiyet: Erkek sığırların, gerek kastre edilmiş ve gerekse dişi sığırlardan daha iyi besi performansı verdiği belirlenmiştir.

3– Yaş: Yaş, sığırlarda besi performansını etkileyen önemli bir faktördür. Besiye alınacak hayvanlar büyüme dönemini tamamlamamış olmalıdır. Besi olgunluk çağına kadar yapılmalıdır. Olgunluk çağı kültür ırkı ve melezlerinde 1.5 yaş, yerli ırklarda 2.5–3 yaştır. Bu yaşlarda besiye son verilmelidir.

4– Orijin: Damızlık değeri yüksek olan boğalardan elde edilen yavruların beside kullanılması gerekir.

  1. Kondisyon: Kondisyon denildiğinde hayvanın gelişme ve besi durumu anlaşılır. Buzağılık döneminde iyi bir bakım besleme geçirmiş, iskelet çatısı kurulmuş, ancak daha sonra hastalık dışı nedenlerle (açlık, bakımsızlık, stres v.b.) cılız kalmış hayvanlar ile başarılı besi yapılır.
  2. Bakım ve Sağlık: Besiye alınacak hayvanlar iç ve dış parazitlere karşı ilaçlanmış ve gerekli aşılamaları yapılmış olarak besiye alınmalıdır.
  3. Besleme: İyi bir yem formulasyonu gereklidir. Bilindiği üzere giderlerin %70’e yakınını yem oluşturmaktadır.

BESİ YERİ SEÇİMİ

Yarı açık ve serbest ahırlarda barındırılan sığırlar daha verimli, sağlıklı ve canlı olurlar. Yarı açık ve açık besi sığırı yetiştirmede, yetiştiricilerin en fazla korktukları konu hayvanların üşümesidir. Oysa, hayvanların üşümesinden korkulamaz. Eksi10 °C’de optimum düzeyde yaşarlar. Hayvanlar için kritik ısı eksi 30 °C’dir. Kışları sert geçen ve aşırı şekilde rüzgar alan bölgelerde ahır sistemi yapılacaksa en azından rüzgar ve yağmurlara maruz kalacak yönler kapatılmalı, diğer 2 duvar açık tutulmalıdır. Bu açık kısımları gerektiğinde örtecek portatif bir perde sistemi kurulmalıdır.

Kapalı ahırda yapılan besi sığırı yetiştiriciliğinde, solunumu irrite eden amonyak, hidrojen sülfür, karbondioksit ve metan gazları kronik zehirlenmelere yol açar. Bunun yanında yemden yararlanma ve günlük CAA azalır, karlılık düşer. İştahın azalmasına bağlı olarak yem tüketimi azalır.

Bağlı ahır sistemi: Bağlı ahır sisteminde hayvanlar ya yarı uzun ya da kısa bağlı olarak tutulur. Uzun bağ sisteminde hayvanların yemlenmesi ve hareketi açısından rahat etmesi düşünülür. Kısa bağlıda yer ve altlık tasarrufu sağlanır. Bağlama özelliğine göre dışkı toplama ve temizleme şekilleri geliştirilmiştir.

Serbest dolaşımlı ahır sistemi: Hayvanların serbest hareketine uygun, hareketleri sınırlamayan, genelde 30–40 hayvanlık bölmelerden oluşan bir alandır. Günümüzde serbest dolaşımlı mekanlarda hayvanlar için ortak kullanımlı otomatik yemlikler ve suluklar tercih edilmektedir. Serbest dolaşımlı mekanlarda 7–10 baş için ayrı üniteler düzenlenmesi hayvanlar arasındaki sosyal yapıyı da sağlamaktadır. Kapalı mekanlarda her hayvan için en azından 1.8–2.5 m2 ‘lik bir alan ayrılmalıdır.

AÇIK BESİ

Açık besi; ahır yapımı için fazla yatırım gerektirmez, işçilik kolay ve dolayısıyla giderleri daha azdır, daha kolay gübre temizlenebilir, hava cereyanı olmadan bol ve temiz hava sağlanır, gübre ve idrar kokusu yoktur, hayvan yediğini yakar, yağ birikimi az olur, yemin ete dönüşümü yüksektir ve yılın 12 ayında da besi yapılır. Kapalı ahırda ise yazın CAA düşer.

Açık besi yerleri tabanda sıvı birikmesinin önlenmesi amacıyla hafif meyilli alanlarda yapılmalı, ulaşımı kolay olmalı, besi ünitesi fazla yağış almamalıdır.

Yüksek nem (% 80–90), fırtına ve çamur gelişmeyi olumsuz etkiler. Hava sıcaklığının yüksek olması da gelişmeyi düşürür.

Besi sığırı yetiştirmede yüksek yem tüketimi ve canlı ağırlık artışına ulaşabilmek, daha fazla kazanç sağlamak için hayvanların önünde sürekli yem ve su bulunmalı, suluklar yemliklerden ayrı bir yerde yer almalıdır. Hayvanların su tüketiminde kısıtlama veya belirli zamanlarda su verme gibi şartlandırmalara gidilmemelidir.

BESİ SIĞIRLARININ İHTİYAÇLARI

Hayvanlar tüketilen yemler ile öncelikle yaşamını idame ettirir. Fizyolojik fonksiyonların (solunum, kan dolaşımı, hareket v.s.) sürdürülmesi için gerekli besin maddelerine “yaşama payı ihtiyacı” denir. Bunun yanında hayvanların günlük verimi olan canlı ağırlık artışı için de bir kısım besin maddesi gereklidir. GCAA için gerekli besin maddelerine de “verim payı” adı verilir. Hayvanların gerek yaşama ve gerekse verim payı ihtiyaçlarını karşılamak üzere rasyon hazırlanır.

Hayvanların yaşama payı ihtiyaçları canlı ağırlıkları ile bağlantılıdır. Canlı ağırlık arttıkça yaşama payı ihtiyacı da artar.

Hayvanlar için rasyon hazırlarken, hayvanın o andaki CA’ı, GCAA ve besi sonu ağırlığı dikkate alınır.

BESİ SIĞIRLARININ BESİN MADDE VE ENERJİ İHTİYAÇLARI

KURU MADDE İHTİYACI

Bir hayvanın yem tüketim gücü, günlük olarak tüketebileceği kuru madde (KM) miktarı ile belirlenir. Beside hedeflenen GCAA’na ulaşılabilmesi için gerekli besin maddeleri, hayvanın günlük tüketebileceği kuru madde içerisinde verilmezse, hayvanlar verilen yemin tümünü tüketemezler ve istenilen canlı ağırlık artışını gösteremezler. Bu nedenle günlük olarak tüketilebilecek maksimum KM miktarı bilinmelidir.

ENERJİ İHTİYACI

Besi sığırlarında enerji ihtiyacı yaşa ve CA’a bağlıdır. Rasyon enerji düzeyine bağlı olarak CAA hızı değişir. Genç hayvanlarda vücutta su ve protein miktarının yüksek, buna karşılık yağ miktarının düşük olduğu görülür. Besi sonuna doğru ağırlık artışının önemli bir kısmı yağ birikimi şeklindedir. Bu dönemde protein ihtiyacı sabit kalır, enerji ihtiyacında ise artış görülür.

SU İHTİYACI

Su, üzerinde az durulan, ancak verimde çok önemli fonksiyonları olan bir gıdadır. Suyun temiz olması gereklidir. Besi sığırlarının günlük su tüketimi tüketilen yem kuru maddesi, canlı ağırlık, çevre sıcaklığı gibi etmenlere bağlı olarak değişir. Optimal su sıcaklığı +15 °C’dir.

PROTEİN İHTİYACI

Sığırların protein ihtiyacı yaş, GCAA ve proteinlerin emilme derecesine göre farklılık gösterir. Rasyon enerji yoğunluğu protein ihtiyacını büyük oranda etkiler. Gençlerde büyüme hızının ve ağırlık artışının yüksek olması nedeniyle protein ihtiyacı fazladır. Bu nedenle rasyon protein düzeyi yüksek olmalıdır.

Besi sığırlarında protein ihtiyacı sindirilebilir ham protein (SHP) ihtiyacı olarak ele alınır. Son yıllarda rumende parçalanabilir, rumende parçalanmayan (by–pass, korunmuş) protein birimleri de kullanım alanı bulmuştur. Ancak şu anda geniş olarak kullanımda olan SHP esasına göre ihtiyaçlar verilmektedir.

SELÜLOZ İHTİYACI

Besi sığırlarına selüloz bakımından fakir, enerjice zengin yemler verilir. Verilen konsantre yem miktarı kaba yemin kalite ve miktarına bağlıdır. Entansif beside rasyonda az miktarda kaba yem yer alır. Kaba yem düzeyi %10’lara kadar gerileyebilir. Ancak kural olarak günde yaklaşık 1 kg kaba yem kuru maddesi tüketmeleri gerekir. Besi sığırlarında rasyon kuru maddesinin %12–14’ü ham selülozdan oluşmalıdır.

VİTAMİN İHTİYACI

Ruminantlar suda eriyen vitaminleri (B grubu ve C vitaminleri) ve yağda eriyen vitaminlerden K vitaminini rumenlerinde sentezlerler. A vitamini de karotenden sentezlenir ve ruminantlar yeterince yeşil yem tüketmedikleri taktirde ß–karotenin dışarıdan ilave edilmesi gereklidir. Hayvan başına yaşama payı ß–karoten ihtiyacı 100 mg’dır.

Yoğun konsantre yem (1–1.5 kg/100 kg CA) ile beslenen besi sığırlarının rasyonlarına vitamin katılır. A, D ve E vitamini rasyonlarla veya parenteral yolla sağlanır. Çayıra çıkışta da vitamin A, D ve E verilmelidir. Mısır silajı, şeker pancarı yaprağı silajı tüketimi halinde, bu silajlar fakir oldukları vitamin A ve D yönünden mutlaka desteklenmelidir.

MİNERAL MADDE İHTİYACI

Besi sığırlarının Ca, P, Mg ve tuz ihtiyacı önemlidir. CA ve GCAA yükseldikçe mineral madde ihtiyacı da artmaktadır. Rasyonda baklagil otları yer aldığında Ca ihtiyacının büyük bir kısmı karşılanır. Konsantre yeme dayalı entansif besilerde ise kireçtaşı (mermer tozu) gibi Ca kaynaklarının katılması gerekir.

Entansif besi rasyonları P bakımından zengin yem maddeleri içerdiğinden P noksanlığı genelde görülmez. Ancak P bakımından fakir topraklarda yetişen bitkileri tüketen sığırlarda P noksanlığı görülebilir. Bu durumlarda kemik unu, florsuz fosfat kayası veya DCP kullanılabilir.

YEMLEME DÜZENİ

Yemleme şekli, besi sığırlarının yetiştirme şekline ve rasyon tipine bağlı olup, yüksek bir KM tüketimi temel alınarak düzenlenir. Çayırda bulunan hayvanlara konsantre yem verilecekse her hayvan için ayrı bir yemleme alanı düşünülmelidir. Yemin zenginleştirilmesi, değerliliğinin artırılması karma rasyonlarla sağlanır.

Karma yemler günde en az 2 öğün de verilmelidir. Sık yemleme yem tüketimini uyarır, özellikle nemli kaba yemler pozitif etkilidir. Karma yemlerin sık aralıklarla tüketimi özellikle rumen fermantasyonu üzerine olumlu etki yapar.

BESİYE BAŞLAMA

Besinin başlaması için hayvanların satın alınıp işletmeye getirilmesinden esas yemlemeye kadar olan dönem alıştırma ve besi başlatma dönemi olup, normal beslemeye geçilip besi yemlerinin verildiği dönemde besi dönemini oluşturmaktadır.

Besi sığırları bir ahırdan diğer ahıra yoğun yemleme döneminde nakledildiği zaman verim düşmeleri beklenmelidir. Etçi ve sütçü melez erkek sığırlar yüksek canlı ağırlığa (>500 kg CA) kadar beslenecekse yaklaşık 350–400 kg CA’da bir ayırıma tabi tutulmalı ve besiye bundan sonra devam etmelidir. Seleksiyon (ayırım) kriterleri olarak CA, CAA rol oynayabilir. Besi melezleri gerek yüksek ve de gerekse düşük yemleme yoğunluğunda yüksek GCAA gösterebilirler ve süt inekleri melezlerine göre daha iyi karkas verirler. Bu nedenle son ağırlık 600 kg CA olana kadar beslenmelidirler.

Ani yem değişikliklerinin olumsuz etkileri vardır. Gözlenen verim düşmeleri, rumendeki mikrobiyel populasyonun adaptasyon güçlüğü ile ilişkilidir ve yem tüketiminin azalması ile sonuçlanır. Çeşitli yem maddelerinin ve katkılarının kombinasyonu ile normlara uygun ihtiyacı karşılayacak rasyonlar oluşturulur. Rasyon hesaplamalarında, her bir yem maddesinin özellikleri, içerdikleri spesifik maddeler veya zararlı maddeler ve bunların tüketilebilme özellikleri göz önüne alınmalıdır.

Yüksek bir KM tüketimine her şeyden önce çok yönlü bir rasyon ile ulaşılabilir. HS bakımından zengin rasyonlar şeker pancarı yan ürünleri ve NPN bileşikleri ile kombine edilebilir. Kuru kaba yemler kıyılmış meyvelerle birlikte verilerek KM alımı düzenlenebilir.

Eldeki yem maddeleri ile normlara uygun rasyon hesaplamalarında:

  1. Enerji miktarı,
  2. HP miktarı,
  3. KM tüketimi,
  4. HS miktarı,
  5. Sindirilebilir enerji (

Besi Siğirlarinin Beslenmesinde Kullanilan Yemler

BESİ SIĞIRLARININ BESLENMESİNDE KULLANILAN YEMLER1– KABA YEMLER:

Besi sığırlarının yemlenmesinde söz konusu olan çeşitli kaba yemlerin özellikleri;

– vejetasyon durumu, HS miktarı ve enerji yoğunluğu zararlı bileşenlerin miktarı

– yem tüketimi, enerji tüketimi üzerine yemlerin etkisi, kaba yemlerin birlikte etkisi (mısır + yonca gibi) kaba yemlerin tüketilebilme miktarı

– besi sonu CA ve GCAA yüksekliği

– sığırların genotipleri, yetiştirme şekilleri gibi faktörler tarafından etkilenir

Yeşil yemler. En iyisi yeşil mısır ve çayır–baklagil karışımları teminidir. Rasyonun değerinin artırılması için, 2 yeşil yem maddesi veya silaj ile kuru kaba yem karışımı kullanılmalıdır.

Kuru kaba yemler:

Ülkemizde yaygın olarak kullanılan kaba yemlerin başında saman gelir. Saman kaba yemler içerisinde en kalitesiz olandır.

Genç ve yüksek verimli sığırlarda kuru kaba yem konserveleri, yüksek miktarda by–pass protein ve yağlı tohum küspesi gibi önem taşır. Pelet kuru yeşil yemlerin içerdiği HS rumen motorik fonksiyonları için yeterli olmadığından 0.5–1 kg saman selüloz amacı ile tüketilmelidir. Besi sığırlarına gerek muamelesiz ve gerekse mekanik ve/veya kimyasal muameleli saman verilebilir. Saman miktarı yemlerin enerji konsantrasyonu ve konsantre yem katkısına göre değişir.

Şeker Pancarı Posası İle Besi: Kuru ve yaş olarak hayvanların tüketimine sunulan şeker sanayi yan ürünü olan pancar posası enerjisi yüksek bir yemdir. Besi sığırlarında yaygın olarak kullanılır. Kuru şeker pancarı posası ağırlığının bir kaç katı su çekme özelliğine sahip olduğundan hayvanlara verilmeden önce 5–6 misli su ile ıslatılmalıdır. Dolgu maddesince fakir olduğundan saman ile birlikte kullanılabilir.

Şeker pancarı posası, protein, vitamin A ve P minerali bakımından oldukça fakirdir. Rasyonlarda ŞPP yer aldığında bu noksanlığın giderilmesi gerekir. ŞPP’nın depolanması zor olduğundan silajda olduğu gibi silolanması gerekir.

Silaj: Enerjiden zengin ve en iyi şekilde tüketilen silajlar, buzağı yetiştirme yemlerine ve sığırların son besisine ilave edilmelidir. Şayet silajın kalitesi düşük ise, bunlar ön besi döneminde kullanılmalıdır. Kötü kaliteli silaj ile aynı besi sonucuna ulaşmak için genellikle yüksek düzeyde konsantre yem tüketilmelidir.

Bira mayası ve malt posası:

Taze bira mayası ve malt posası ortam sıcaklığına bağlı olarak 2–4 gün dayanır. Organik asitlerle konservasyonu (propiyonik asit gibi) korunma süresini uzatır.

Malt posası silajı, mısır silajı için gerekli protein miktarını sağlar, mısırı silajının sindirimini artırır.

2– KONSANTRE YEMLER:

Genç sığırlarda kaba ve konsantre yem arasında 1:2.5, yaşlılarda ise 1/1.5–2 şeklinde bir denge kurulabilir. Ancak bazı durumlarda bunlara uymak mümkün olmuyor ve entansif beside %80–87’lere varan düzeyde konsantre yem uygulaması gerekiyor.

Besi sığırları için rasyon hazırlarken aynı besin maddesini içeren yem maddelerinden en ucuz olanı seçilmelidir. Özellikle ülkemizde yemler, besin değerlerine göre fiyatlandırılmadığından ekonomik bir verim için en ucuz besin madde kaynakları seçilmelidir.

Yağlar sığırlarda enerji olarak iyi değerlendirilir. Yemlik yağ rasyonlara KM’de %4’ü geçmeyecek şekilde katılabilir.

BESİ ŞEKİLLERİ

Buzağı Besisi:

Buzağı eti sığır etinden (yaklaşık 500 kg CA) %30 daha az enerji içerir ve daha açık renklidir. Açık renk Fe teminindeki eksiklikten (süt Fe’den fakirdir) ve kas renk maddesi miyoglobin sentezinin azlığından kaynaklanır. Kimi yemleme şekilleri (yalnız sıvı verme, kaba ve konsantre yemin az verilmesi) ön midelerin gelişimini geciktirir ve düşük kesim ağırlığına ulaşılır. Buzağı besisinin süt ile yapılması sonucu 130–150 kg CA’a, süt ve konsantre yem ile 180–200 kg CA’a ulaşılır. Buzağı besisinde mümkün olduğu kadar süt yağı ve proteini düşürülmelidir.

  1. Süt ikame yemi (SİY) ile besi

Süt ikame yemleri ve daha ucuz olan bitkisel veya hayvansal yağlar ile zenginleştirilmiş yağsız süt, kolostrum uygulamasını takiben kullanılır. İkame yemin temel kısmını yağ, yağsız süt tozu (en az %55) ile mineral ve etkin maddeler oluşturmaktadır. Ortalama GCAA 1200 g olup 85–100 günde 100–120 kg (başlangıç ağırlığı 50 kg) canlı ağırlık kazanmaktadır. Üretimde amaç 100–120 günlük buzağıları 150–170 kg kesim ağırlığına ulaştırmaktır.

  1. Uzatılmış buzağı besisi

Buzağı beslemede kullanılan konsantre ve kaba yemler ön midelerin gelişimini sağlar. Uzatılmış buzağı besisinde (ağır buzağı besisi: 180–250 kg CA) bu yemlerin ilavesi sonucu buzağı eti (ince lifli, narin ve oldukça yağsız) bazı değişikliklere uğrar. Süt besisinin tersine et kırmızı renklidir. Buzağı yetiştirme yemlerinde veya temel karmada konsantre yem olarak tahıl karışımları ilave edilir. Uzatılmış buzağı besisinde süt miktarı 10 haftalık yaştan itibaren azaltılır. Konsantre yem ilavesi mümkün olduğu kadar erken zamanda başlamalıdır (2. haftadan itibaren). Düve Besisi ve Düvelerden Ön Yararlanma

Düve besisi, besi hayvanlarının küçük bir kısmını oluşturur. Genellikle dişi gebe olmayan hayvanlar veya değişik nedenlerle damızlık dışı kalanlar kullanılır. Entansif yöntem uygulanan düve besisinde kesim ağırlığı 350 kg iken, besi melezleri ile yapılan besilerde 400 kg CA’ a ulaşılmaktadır. Bu CA’ dan sonra besiye devam edildiğinde yem tüketimi hızla artar ve vücutta yoğun bir yağlanma oluşur. Düve besisinde enerji ve protein tüketim değerleri dana besisinden sırasıyla %40 ve %20 daha fazladır. Yaşlı Sığır Besisi

Yaşlı sığır besisi uygulanan hayvanlarda yoğun miktarda yağ depolanması vardır ve bu etlerin enerji yoğunluğu fazladır. Yetişkin hayvanların besi için gerekli enerji ve yaşama payı ihtiyacı GCAA üzerinden hesaplanır. Meranın bol, kaba yemin ucuz olduğu bölgelerde ekonomik olarak bu hayvanlar besiye tabi tutulur. İlave yemler ile birlikte GCAA 900 g’a ulaşır.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>